Isigimiz
   
 
Projelerimiz
Gelecegimiz Için Bir Isik
 
 
Makaleler

Seni hiç sevmemiştik Vural Savaş!

28 Şubat Dönemi’nin meşhur Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş'ın 28 Şubat süreci ile ilgili 'askeri darbeyi önledik' mealindeki sözlerini yorumlayan Ekrem Kızıltaş, sordu:

 
 28 Şubat Dönemi’nin meşhur Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş: “28 Şubat sürecinde Süleyman Demirel gibi tecrübeli bir Cumhurbaşkanı, İsmail Hakkı Karadayı gibi sorunun askeri müdahalelerle çözülmesini istemediğini bildiğim bir genelkurmay başkanı, benim gibi hukukun gereğini cesaretle yapacak bir başsavcı olmasaydı, ABD güdümünde bir askeri darbe olabilirdi” demiş.

“Oh, çok şükür! Gemiyi ve içindeki yolcuları kurtardık” der gibi… Bu sözün geçtiği fıkrayı bilenler bilmeyenlere anlatıversin, bir zahmet.

Anlıyorsunuz değil mi, eğer Demirel, Karadayı ve dahi Vural Savaş eğer üzerlerine düşeni yapmasalamış, askerler darbe yaparlarmış. Hem de ABD güdümünde…

E peki, yapılan ne idi o zaman? Ve kimin güdümündeydi?

Refah Partisi’nin darbesiz bir süreçle iş başından gönderilmesi, ABD’nin arzusu değil miydi zaten?

54. Refahyol Hükümeti’ni istifaya mecbur eden süreç neyin nesiydi?

Ne olmuştu da askerler, bürokratlar, sanayiciler, sendikacılar, sözüm ona bazı ‘sivil’ toplum kuruluşları hep birden ayaklanıp ‘bu hükümet gitmeli’ psikozuna kapılmışlardı?

‘Gerekirse silah kullanırız’ sözünü kimler kullanmıştı ve silahı kime karşı kullanacaklardı, neden?..

Sahi ortada gerçekten bir sorun var mıydı?.. Varsa, ne idi o sorun?..

Kolayına kaçıp: “Ohoo neler olmuştu neler!” demek yok. Boru değil, halkın oylarıyla iktidara gelmiş bir hükümeti göndermeye niyetlenmişsiniz.

Vaktiyle içinizden birisi: “Zamanın Başbakanı uzak doğuya giderken uçakta içki servisi yaptırmamış, o seyahatte kalınan otellerin mini barlarına da içki koydurmamıştı. Sonracığıma Sincan Belediyesi içki satan yerlere ruhsat vermekte zorluk çıkarıyor ve yılbaşlarında hindi satışlarına müdahale ederek Hıristiyan vatandaşların dini özgürlüklerini engelliyordu” şeklinde sıralamıştı sebepleri; ’Ne olmuştu da 28 Şubat post-modern askeri darbesini yapmaya karar vermiştiniz?’ sorusuna cevap sadedinde…

Bunlar mıydı ‘sorun’ sahiden, bu kadar mıydı?..

Yoksa esas sorun başka şeylerdi de, söylemeye cesaret mi edemiyordunuz?

Ve halen de o sorunun ne olduğu konusunda yapabildiğiniz tek şey, laf çevirmek.

Ne dersin, ‘hukukun gereğini cesaretle yapan’ başsavcı?..

Şu ‘sorun’un ne olduğu konusunda, içinde içki filan geçmeyen şöyle eli yüzü düzgün üç-beş madde sayabilir misin?

Şimdiye kadar sayamadın, şimdi de sayamazsın! Çünkü yoktu!

Adın ‘gözaltına alınacak isimler’ arasında anılmaya başlanınca söylediğin: “O dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, yardımcısı Çevik Bir dahil bir tek askeri yetkili, "Vural Savaş'ın RP'nin kapatılması için dava açacağını biliyorduk" desinler, yalan bile olsa ben kendimi dünyanın en aşağılık insanı ilan edeceğim. İnanın, davayı açtığım 22 Mayıs 1997'den birkaç gün öncesine kadar o tarihte dava açacağımı ben dahi bilmiyordum” şeklindeki sözler seni kurtarır mı bilmiyorum...

Tabii burada soluklanıp sormak gerekiyor: Sen de bilmiyorsan, kim biliyordu?.. Kim ya da kimler istedi apar-topar kapatma davası açmanı?

Bu sözlerin seni kurtaramayacağını muhtemelen sen de bilmiyor olmalısın ki: “Onursal Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın yargılanması gerekiyorsa yargılanacağı yer Anayasa Mahkemesi’dir. Tüm bu hususlar ortadayken, görevimden dolayı yaptığım işlemler hakkında yetkili olmadığı halde özel yetkili savcıların soruşturma yapmaya kalkışması ancak iddia edildiği gibi karşı devrim sürecine girdiğimizin kanıtlarından birisi olabilir.” demişsin. (Sözcü, 28.04.2012)

Ama bak, ‘5 siyâsi partinin kapatılması ile ilgili davaya, avukat olarak girmiş olduğu’ için bu konularda duayen olan Süleyman Arif Emre ne diyor: “28 Şubat darbesinin en önemli sanığı Vural Savaş'tır. Çünkü kendisi o tarihte Başsavcılık görevini deruhte ediyordu.(…) Önce kendisi sorguya çekilmelidir. Tarih ve millet huzurunda ve mahkemede yargılanıp cezalandırılmalıdır.” (Milli Gazete, 1 Mart 2012)

Sözün özü şu: Seni hiç ama hiç sevmemiştik Vural Savaş… Ve şimdi görüyoruz ki, haklıymışız da…

Ekrem Kızıltaş- Haber 7

ekremkiziltas@gmail.com


3281 Defa Görüntülendi
 
 
Arkadaşınla Paylaş
Yazıcıya Gönder
Yorum Yap
Bu Konu İçin Henüz Yorum Yapan Olmamış.
İlk Yorum Yapan Siz Olun !
 
   
Puan : Çok İyi  İyi  Orta  Kötü  Çok Kötü
Ad Soyad :
E-Posta :
Başlık :
Mesaj :
 
   
 
Destek   Üye Ol
Hızlı Ulaşım   Kurumsal | Temsilciliklerimiz
İletişim   İletişim | E-Posta
Linkler   Haber Vaktim | İnsan Vakfı | Ritim Ajans | İMH
     
© 2012 Çağrı Eğitim ve Kültür Derneği Tüm Haklari Saklidir.    
Ritim Ajans    
Üye Girisi
 
SIFREMI UNUTTUM
YENI ÜYELIK
Önceki Sayfa   Geri
 
Makaleler 
 
Ankete Katıl

Sitedeki İçerkler Yeterlimi ?


Evet
Kısmen
Hayır
 
Sonuçlar
Ankete Katılım Sayısı : 19

Önceki Anketler


Mail Grubuna Kayıt Olun!
Listeden çıkmak için tıklayınız.